Endoktrinasyon

Endoktrinasyon kavram olarak; bireye veya topluluğa görüş, düşünce empoze etmek şeklinde tanımlanabilir. Başka şekilde ifade etmek gerekirse tavırların ve duyguların kişilere, onların entellektüel birikimlerini ve kavrayışlarını ortadan kaldırmaya yönelik empoze çalışmasıdır. Bilim-kurgu filmlerinde ve bazı soğuk savaş belgesellerinde sıkça “beyin yıkama” kavramından bahsedildiğini hepimiz biliriz. Komplo teorilerinin vazgeçilmez unsurlarından biridir bu kavram. Peki, nedir beyin yıkama? Aslı var mıdır? Ya da neyden esinlenerek kullanılmıştır? Endoktrinasyon bir beyin yıkama mıdır?

 Endoktrinasyon Nedir

Endoktrinasyon, bir kişiye veya bit gruba görüş, düşünce ya da fikir aşılamadır. Başka bir deyişle kişilere istenilen davranışların ve inanışların, onların kişisel düşüncelerini yok sayacak ve mantıklı karar verme yeteneklerini yok edecek tarzda empoze edilmesidir.

Doktrin (öğreti) kelimesinden türetilmiştir. Kullanım şekli endoktrine etme olarak geçer. En bilinen kullanımı ise, “belli bir doktrinin (öğretinin) mutlak bir doğru olduğu varsayılarak, dogma haline getirilerek ve eleştiri hakkının olmadığı koşullarda dikte edilmesi” şeklindedir.

Victor Hugo konu hakkında Gülen Adam kitabında bazı betimlemelerde bulunmuş ve meseleye değinmiştir. Esasında meseleye bir nevi kitlesel eğitim olarak bakabiliriz. Yani bu biraz sığ bir tanım oldu fakat şöyle düşünebilirsiniz: çocukların eğitim adına tek tip yetiştirilmesi bir endoktrinasyondur. Hitler’de Kavgam kitabında bu meseleye değinmiş. Esasen bu örnek biraz kavramın içeriği hakkında ufuk açıyor.

Öğretileme – Beyin Yıkama

Amaç; toplumu belirli bir doktrin üzerinden şekillendirmek olduğu için yöntemler çoğunlukla kitlesel algı yönetimi veya kitlesel hipnoz diyebileceğimiz yöntemlere eşdeğerdir. Endoktinasyon totaliter rejimler için yaşamsal değer taşır. İlköğretimin temel direği olarak bu beyin yıkama yöntemini kullanırlar. Koşulsuz bağlanma, didaktik bir eğitim sistemi ile birlikte gelecek nesilleri algılarını ve düşünce dünyalarını şekillendirirken, aynı zamanda mevcut neslin sorgulama ve eleştirme haklarını da baskıcı bir rejim ile engellemeyi hedefler.

Endoktrinasyon Örnekleri

Tahmin edebileceğiniz gibi tarihte bunun en belirgin örneği Nazi Almanya’sıdır. O dönem görevli öğretmenlerin neredeyse tamamı Nazi Öğretmenler Birliği’ne üyeydi ve yarısına yakını okula nazi üniforması ile geliyordu. Çocuklar sabah öğretmenleri nazi selamı ve ‘heil hitler’ ile karşılıyordu. Okullarda tamamen Yahudi karşıtlığı başta olmak üzere genel bir ırkçılık, sade alman tarihi ve üstün ırk teorileri anlatılıyordu.

Totaliter rejimlerin bulunduğu her ülkede hali hazırda bunlara benzer uygulamalar yapılıyor. Endoktrine edilmiş topluluklar, kendileri gibi düşünmeyen yani sorgulayan ve eleştiren kişileri vatan hainliği ile suçlar ve cezalandırılmalarında (hukuki veya gayrihukuki yollarla) bir beis görmezler.

Tarihte birçok katliamın arkasında totaliter bir rejim ve onun endoktrine ettiği-beynini yıkadığı bir toplum vardır. Bütün toplumsal kuralları, yaşam tarzlarını, eğitimi, yazılı ve görsel medyayı, yasaları, devlet kurumlarını ve daha birçok alanı kendi doktrinlerine uygun şekilde revize ederler. Bu revizyonlar çok ağır tahribatlara yol açar. Çağımızda endoktrinasyonun en büyük düşmanı internet yani sosyal medyadır. Hangi ülkelerde endoktrinasyon uygulanıyor? Sorusunun cevabını internet sansürünün en fazla olduğu ülkeler listesinde bulabilirsiniz.

Yazımın sonuna geldik. Makalemi beğendiyseniz ve faydalandı iseniz mutlaka sosyal medya hesaplarınızdan paylaşmanızı öneririm. Ayrıca;

Hitler Gençliği Ve Alman Çocuklarda Endoktrinasyon

Toplum Mühendisliği yazılarımı okuyun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir